September 2010
7 posts
3 nokta
O eski bayramlardan bir şey yok elimizde…
O güzel günlerin özlemiyle tutuştuk, yandık…
Bir eski şarkının sözleri dilimizde:
‘Bayramlar mı eskidi, bizler mi yaşlandık? ‘
****
Bayram gurbet, bayram hasret, bayram gam,
Bayram artık buruk ayrılıkların adı…
Bayramları bilmem nasıl anlatsam,
Dede torunu bekler, baba evladı…
****
Bayram yokluk, bayram hüzün, bayram...
koş hanım kooş
Bu aralar internette gezinirken hangi neredeyse her sitede ve kel alaka forum sitelerinde bir kampanya manyaklığı almış başını gitmiş görmekteyim. Hatta birkaç ay önce bir süreliğine sıkıntıda kendiminde kampanyalarla kafayı bozduğumu yazmıştım tabi geçici bir hevesmiş sona erdi. Zaten bir şey kazanamadım hangisine katıldıysam kotama yazık dedim vazgeçtim bu sevdadan. Bu kampanya...
sıkıntı sonucu
Geçen gece yine beni deli dürttü zaten bir de sıkılmakta olan bünye iyice gaza geldi ve günlerdir beni iyice çileden çıkartan tatlı krizine bir çözüm bulmak amaçlı fütursuzca mutfağa daldım. Bakliyat,hububat,un,tuz,mercimek derken şekeri,irmiği ve nişastayı tuttum çıkardım tezgaha. A aa bir de ne göreyim buzdolabında sütte varmııışşş.
Malzelemerim sınırlı olduğu için...
anneeee
Kendimi 80 yaşında varsayıp bunları yazdığıma inandırmış haldeyim. Cidden yaş ilerledikçe insanın tahammül sınırları daralıyor. İftar vakti malum havalar sıcak mı sıcak balkonda yemek yiyelim diyoruz aradan 10 dk geçiyor daha kendimize gelememişken bir hatta birkaç “anneeeeeeee” sesiyle irkiliyoruz. Seslerin sahipleri sabahın 9undan akşamın 11ine kadar sokağa salınan veletler. Ve o...
farkettim de
En sonunda iş görüşmelerimde neden olumlu sonuç alamadığımı anladım. İş verenleri fırçalıyorum! Ben de anlamıyorum nasıl oluyor o kadar asabi bir yapım kalmadı eskiye nazaran ama yapıyorum işte. En mülayiminden en anasının gözüne, en yavşağından en ukalasına neredeyse her türlü iş vereni tanıdım ve dediğim gibi bir süre sonra kendimi onları fırçalarken buldum. Haksız yere değil tabi....
artık eylül güzelim
Artık eylül güzelim…
Yağdı yağacak yağmur havalarında, üzüldüm mü nasıl üzülürüm,
Umutlandım mı nasıl sevinirim, bilemezsin.
Şimdi üzgünüm…
Son yapraklarını da rüzgara teslim etmek üzere olan çırılçıplak bir ağaç gibi,
Rengimden ve neşemden eser yok…
Yalnızım…
Biliyorum; bunu ben yapıyorum.
Ama elimde değil.
Benim baktığım yerden hayat böyle gözüküyor ve başka bir açıdan...